367 kere Türkiyem
  8. Videomuzun Üslûbu
 


8. Videomuzun Üslûbuein Bild

●Küfretmekle bir yere varılamayacağının bizler de gayet farkındayız elbette. Bu video, diğer bütün yazılarda açıklamaya çalıştığımız, bunca üstüste ve göz önünde yapılan haksızlıklara karşı, birikmiş olan öfkenin deşarj olmasına yönelik bir paylaşım olarak görülmelidir. Küfürlerin kendisine takılmayıp, dillendirilmeye çalışılan son derece haklı öfkeye kulak verilmeli, bu öfkenin sebeplerine dikkat edilmelidir.

●Son yıllarda gerek sanal alemde (sözlükçüler gibi) gerekse bazı rap müziği çevrelerinde duruş ve tavırlarını sergileyen genç oluşumların, ‘küfür’ ve ‘sövme’yi, ifadeleri vurgulamak için bir enstrüman olarak kullandığı herkesçe bilinmekte. Bu olgu, yeni nesilde ahlâk çöküntüsü olarak tenkid de edilebilir, genç oluşumların tabu-tanımaz isyancılığı olarak hoş da görülebilir. Her halükârda bu tarzı başlatan biz değiliz. Bir yanlış, başka bir yanlışa işaret ederek telafi edilmez elbette, ama YouTube’un Başbakan’a, hükümete, onları destekleyenlere, hatta hazırlayanlarla aynı görüşte olmayan herkese karşı çok daha ağır küfürler içeren videolarla dolu olduğu, YouTube kullanıcıları için malumdur.

●Biz en azından sövmekle yetinmeyip, sövecek kadar öfkelenmiş olmamızın sebeplerini de izah etmeye çalıştık. Karşı görüşteki arkadaşlarımız, bizlere bu yazılarda ifade edilen hangi tez veya argümana somut olarak karşı çıktıklarını iletirlerse, karşılıklı fikir alış-verişlerine her zaman açığız.

●Herşeyden önce videoda küfredilen, kulak ve akıl sahibi herkesin anlayacağı üzere, ordu değil, cuntacı zihniyettir, ki cuntacılık başlıbaşına bir suçtur. Bu husustaki tavrımızı Ordu ve Cunta adlı metinde özetledik.

‘Dinsizine, dindarına ölürüm’ cümlesini dinleyip de, ‘Laiklik dedin, Ebemizi belledin’ mısraından, laikliğe topyekûn karşı olduğumuz anlamını çıkartmak, ancak kötü niyetle mümkündür. Bağnaz laiklik ve çağdaş laiklik hakkındaki görüşlerimizi Türban ve Laiklik adlı metinde açıkladık.

●Çağlayan ve Tandoğan’da toplanan fertlerle bir sorunumuz olmadığına, öfkemizin orada oluşturulan bölücü zihniyete karşı olduğuna ‘Siyasî Mücadele ve Paranoya’ yazısında değinmiş, bu konuyu ‘Çağlayan ve Tandoğan’ yazısında daha da açmıştık.

●Videoda şahsına küfredilen tek kişinin Deniz Baykal olduğunu özellikle ve zevkle kabul ediyor, kendisinin çok daha âlâsına müstehak olduğunun altını boyalı kalemlerle çiziyoruz.

●‘Sağcısına solcusuna ölürüm’ cümlesiyle Baykal’ı eleştirmek arasında bir çelişki görenlere de, solculuğun, sosyal-demokratlığın ne anlama gelidiği üzerine bir kez daha düşünüp, Baykal’ın söylemleriye kıyaslamalarını tavsiye ediyoruz.

videomuzu izlemek için tıklayınız: http://www.youtube.com/watch?v=drhCYHe81wc